Uzaktan eğitim

Rate Your Students” blogu, şimdi birçok üniversitede moda olan uzaktan eğitim hakkında fikirler toplamış.

En açık ve dürüst yorumlardan biri şöyle:

Hold no illusions, comrades. Those of us subjected to this sham know the real reasons behind it and the surprising fact that “we” won’t be subjected to it much longer. That is because “we,” the real-life lecturers, instructors and professors, will be outsourced to India and China where the administrators of the finest US knowledge corporations will find the cheapest, most barely comprehendible “educators” to either conduct the on-line courses or to “show up” in the real classroom via video feed (I’ve been forced to do this before with technology as simple as two Macbook Pros and iChat software).

So get used to these two facts (if you aren’t already): (1) education is about making money. Period. (2) Having real life people in lecture theatres is a thing of the past. So 1+2 = bye, bye proffies. And don’t look to student complaints to keep us around.

Sure, you think students would demand real people to teach them, but just you wait until they receive a deep discount for “virtual contact” courses. Money talks and there is nothing more that inbred, redneck, ignorant, slack-jawed state legislators and malevolent, petty, boot-licking provosts would like to do than to teach us uppity professors “a real good lesson.”

Burada da birçok vakıf üniversitesi uzaktan eğitim programı açtı. Benim çalıştığım üniversitede de benzer planlar var. İşletmecilik açısından iyi tabii; derslik, ofis, laboratuar, yurt gibi ihtiyaçları minimuma indirirsin, birkaç taze doktoralıyı aşırı çalıştırır, asgari ücretten hallice bir ders ücreti verirsin (ne de olsa otuz yaşından sonra yapabileceği başka iş yoktur). Ama elinde kalan “şey”e üniversite, zamansızlıktan araştırma yapmaya fırsat bulamayan öğretmenlere “hoca” diyebilir misin?

Ama bu bizim için zaten bir kaygı değil. Vakıf üniversitelerinde zaten çok fazla ders yükü var. Devlet üniversiteleri ise araştırmaya hevesli olanları frenlemek üzerine bir sistem kurmuş. Yani şimdi de elimizde “üniversite” ve “hoca” denecek fazla bir numune yok.

Kimbilir, belki bu trend bizim işimize gelir. Uzaktan eğitim ihracına bile başlayabiliriz. Yurt dışında doktora almış bilimcilerimize burada araştırma yaptırmıyoruz; hiç olmazsa İngilizce bilgilerini bu şekilde kullanırız. Madem ki yıllarını verdikleri uzmanlıkları beş para etmiyor, bari dil bilgilerini kullanarak yoksulluk sınırının az üzerinde kalsınlar.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

05 Aralık 2009 tarihinde Akademik, Akademik Hayat içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: