Nerde o eski çevirmenler…

Epeyce eski bir kitabım var: 1962’de Varlık Yayınları’ndan çıkan Bertrand Russell’ın “Bilimden Beklediğimiz” (“The Scientific Outlook”) isimli eseri. Neredeyse elli yıldır oksitlenerek iyice sararmış bir cep kitabı. Daha önceki iki yazımda bu kitaptan alıntı yapmıştım; o kadar severim.

Kitabı Avni Yakalıoğlu 1956 yılında büyük bir özenle Türkçeleştirmiş, ayrıca bir önsöz ve çeşitli dipnotlarla zenginleştirmiş. Özellikle bir dipnot, ağzımı açık bıraktı.

Russell, Galileo’nun Engizisyon mahkemelerinde yargılanışını anlatıyor ve Engizisyon’un kararını dikkate değer bir vesika olarak kitabına alıyor. Avni Yakalıoğlu, bu vesikayı nasıl tercüme ettiğine dair şöyle bir dipnot düşmüş:

Bu tarihi kararı mümkün olduğu kadar aslına mutabık ve bir vakitki şer’i mahkemeler ilâmlarının üslûbuna muvafık bir şekilde tercümeye çalıştım. Bugün mevcut olmayan bir takım vazifelerin mahiyetini öğrenmek ve karşılıklarını bulmak için çok ansiklopedi karıştırdım, çok kişiye danıştım. Fener Patrikhanesine sordum, cevap alamadım. Nihayet Vatican’ın Şarkıyat Enstitüsünde İslamiyat Müderrisi ve Türk Dili ve Edebiyatı Muallimi sayın vatandaşımız Monseigneur Mehmed-Ali Molla’yı rahatsız etmeği göze aldım. Muhterem fâdıl, hiç bir tanışıklığımız olmamasına rağmen, sorularımı büyük bir nezaket ve tam bir selâhiyetle cevaplandırmak lütfunda bulundular. Monseigneur Profesör Molla’nın “ben olsam şöyle tercüme ederdim” kaydiyla bizzat Türkçeye çevirmek zahmetine katlandığı bazı pasajları, teberrüken, olduğu gibi aldım. Muhtelif vazife ve memuriyetlerin Lâtince karşılıklarını da kendisine borçluyum. Monseigneur profesör Mehmet-Ali Molla’nın kaleminden çıkan pasajlar seyrek küçük punto ile dizilmiştir.

Bu, 228 sayfalık bir kitabın topu topu altı sayfası için verilen emek.

Son yıllarda çıkan kitapları karıştırıyorum, bir çoğunda sinirim tepeme çıkıyor. En iyi birkaç yayınevi dışında, kötü çeviriler iyilerinden kat kat fazla. Çevirmenlerin büyük kısmı Türkçe düşünemiyor, cümleyi Türkçeye uygun şekilde ifade edemiyor.

Tabii bir zamanın en iyi numunesiyle şimdinin en kötülerini karşılaştırmak yanlış. Yine de bugün bile iyi çevirmenlerin çoğunun Avni Yakalıoğlu kadar zahmete gireceğinden şüpheliyim. İsteseler bile muhtemelen vakit yetersizliği yüzünden imkân bulamazlar.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

30 Ekim 2011 tarihinde Not Defteri içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: