Akademik yayın dalavereleri: El Naschie vakası

Ucunda kazanç olan her türlü iş eninde sonunda manipülasyon ve dalavereye maruz kalıyor. Bilim kariyeri de bu genel kurala tâbi. Güncel olaylar çerçevesinde, bilimsel yayın dalaverecilerinin meşhurlarından El Naschie’yi hatırlamakta fayda var.


Mısırlı Muhammed El Naschie Almanya’da eğitim gördükten sonra, 1974’de University College London’dan inşaat mühendisliği doktorası aldı. Matematik veya fizik eğitimi almamış olmasına rağmen teorik fiziğe el attı ve “E-sonsuzluk teorisi” adını verdiği bir “fraktal kozmoloji modeli” oluşturdu. 1991’de Elsevier bünyesinde “Chaos, Solitons & Fractals” (CSF) isimli bir dergi kurdu, baş editörlüğünü üstlendi, ve bu dergide 1993’den 2009’a kadar tam 322 makalesini yayınladı.

Uzun zaman saman altından su yürüten El Naschie’nin ismi sonunda 2008’de bir skandalla dünya çapında duyuldu. Teorik fizikçi Zoran Škoda CSF Aralık 2008 sayısında çıkacak olan 36 makaleden beş tanesinin El Naschie tarafından yazıldığını fark etti. Dahası, o sayıdaki diğer makalelerin en az 11 tanesi de El Naschie’nin teorisi ile ilgiliydi ve onun makalelerine 58 atıf yapılıyordı. Bitmedi: 2008 yılında CSF’de El Naschie imzalı tam 60 makale yayınlanmıştı. Bütün bunlar ciyak ciyak “yayın sahtekârlığı” diye bağırdığı için gözler CSF’e ve editörüne çevrildi.

Škoda bu durumu CSF’nin editör heyetine bildirdi. Karşılığında, heyetin hukuk müşaviri olduğunu söyleyen birinden, “hakaretamiz” mektuplar yazmaya devam ederse dava edileceği tehdidi aldı.

Škoda’nın çalışma arkadaşı fizikçi John Baez, El Naschie’nin makalelerini okuyunca içlerinin tamamen boş olduğunu gördü. Blogunda, bu makalelerden biri için şöyle yazdı:

Bu makale etkileyici moda terimlerle cilalanmış disiplinsiz nümerolojiden ibaret. Von Neumann’ın sürekli geometrileri ve Alain Connes’in çalışmalarına atıfla başlıyor ama bu fikirleri hiç kullanmıyor. “E-sonsuzluk” terimi belli ki Naschie’nin “teorisi”nin adı, ama bu teorinin ne olduğunu anlatmıyor. Kısacası makalenin başlığının ve özetinin, muhteva ile ilgisi çok az.

Özetle: Bu makale Bogdanoff kardeşlerin yazdıkları kadar bile incelikli değil. El Naschie’nin okuduğum diğer makaleleri de benzer kalitede.

Her gün bu tür çöpler içeren emailler alıyorum, hepsini cevap vermeden siliyorum. Ancak El Naschie’nin bu makaleleri yüzeysel de olsa itibara sahip, editörlüğünü yaptığı bir dergide yayınlatması bu vakayı farklı kılıyor.

Kısa zaman sonra haber yayıldı ve Nature vakayı 27 Kasım 2008 tarihli sayısında ele aldı. Böylece hikâye dünya çapında duyuldu.

El Naschie (ülkemizde de alışık olduğumuz gibi) hukuk terörüne başvurdu. John Baez’i dava açmakla tehdit ederek susturdu. Nature dergisine hakaret davası açtı. John Baez yazısını, Nature haberini sitelerinden kaldırdı. Ama ok yaydan çıkmıştı; 2009 Mart başında El Naschie CSF editörlüğünden el çektirildi ve bir süre sonra editör heyetinin tamamı gönderildi. Dergi bir süre kapalı kaldıktan sonra yeni bir heyetle tekrar açıldı.

El Naschie şimdi emekli; Mısır’da ve İngiltere’de yaşıyor. Hakkı yenmiş büyük bilimci pozlarına devam ediyor. Kendisini Nobel ödüllülerin arkadaşıymış gibi gösteren fotoşoplu resimler sergiliyor, hakettiği Nobel ödülünün Yahudi lobisi tarafından engellendiğini iddia ediyor. 2012 seçimleri için Mısır devlet başkanlığına aday.


El Naschie’nin diğer sahte-bilimcilerden farkı bilimsel yayın oyununun nasıl oynandığını iyi anlamış olması. Makale sayısı tek başına artık pek etkileyici değil. Bu yayınların işe yararlığı onlara kaç atıf yapıldığıyla, hatta yayının yapıldığı derginin “impact factor”u ile sorgulanıyor. “Impact factor” belli bir yılda yayınlanan bütün makaleler arasında, belli bir dergiye önceki iki yılda makale başına yapılan atıf sayısıdır. Doğru veya yanlış, “impact factor”ü yüksek dergilerin iyi, düşük olanların kötü olduğu algısı yaygındır.

Bu algının bilincinde olan El Naschie, safsata teorisini kabul ettirmek için sadece makale sayısını şişirmekle kalmamış, o makalelere yığınla atıf yapmış ve yaptırmış. El Naschie’nin CSF makalelerine toplam 4992 atıf var; bunların yaklaşık 2000 tanesini kendi kendine yapmış. Böylece hem kendisi atıf indeksinde yüksek sıralara çıkmış, hem de CSF dergisini layık olduğu yerin çok üzerinde göstermiş. Sözgelişi 2007’de atıf sayılarına göre yapılan sıralamalarda CSF, “Matematik, Disiplinlerarası Uygulamalar” kategorisinde ikinci olmuş.

Aynı taktik sayesinde, El Naschie’nin ziyaretçi profesör olarak göründüğü İskenderiye Üniversitesi, Times Higher Education Supplement üniversiteler listesinde 2010 yılında atıf sayısına göre sıralamada dünya çapında dördüncü sırada görünüyor. Stanford, Rice ve Harvard’ın üzerinde!

El Naschie sadece kendine atıf yapmış olsa kolay yakalanırdı. Bunu engellemek için, ona atıf yapan makalelerin CSF’de yayınlanmasında “kolaylık sağlamış”, böylece başkalarından da atıf gelmesini sağlamış. Bunu yaparken tabii hakemlik prensiplerini epeyce yumuşatmış, niteliği şüpheli makaleleri yayına kabul etmiş.

Bir dergiye sadece kendi içinde atıf yapılması da kolay yakalanabilir, o yüzden bir önlem daha almış: Başka dergilerdeki kafa dengi editörlerle karşılıklı makale ve atıf paslaşmaları yapmış.

Sözgelişi, CSF’in bölge editörü Çinli makine mühendisi Ji-Huan He, aynı zamanda International Journal of Nonlinear Science and Numerical Simulation (IJNSNS) isimli bir derginin kurucusu ve baş editörü. El Naschie de IJNSNS’in editörlerinden biri. Bu ikisi, yönettikleri dergilerde karşılıklı birbirlerinin makalelerini (veya onlara atıf yapan makaleleri) yayınlamışlar ve birbirlerine bol bol referans vermişler.

El Naschie’nin foyasının çıkmasıyla yayın dünyasının temizlendiğini düşünmek saflık olur. Niteliksiz yayınlar zincirine pek çok kişinin dahil. Bunlar kendi içlerinde dönüp duran, dünyadan izole yayın ve atıf döngüsünü sürdürüyor, bu şekilde makam ve ödül kovalıyorlar.

Devam edeceğiz.

Meraklısı için

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

12 Ocak 2012 tarihinde Akademik, Akademik Sahtecilik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 15 Yorum.

  1. Akademik Curume Monitoru

    :: Nereden nereye : Ahmet Yildirim –> Ji-Huan He –> Muhammed El Naschie ::
    “Bilimsel yayın rekoru (?)” yazinizin konusu Ahmet Yildirim’in bazi yayin istatistikleri :
    – 279 makalesinden 115’inde ortak yazari bir Pakistanli : Syed Tauseef Mohyud-Din ;
    Syed Tauseef Mohyud-Din , 20 derginin editoru ; 14’unde “editor-in-chief” , ve en ilginci Ahmet Yildirim’la ortak 115 makaleden 76’isini yayinladiklari niyeti bozuk dergi “World Applied Sciences Journal”in da bas editoru olmasi .
    Peki sonradan kim bu derginin bas editoru olmus : Cinli Ji-Huan He ; Muhammed El Naschie ile iliskisini yazida gorunce , Ahmet Yildirim ile iliskisinden de bahsetmek iyi olacak .
    – 76’si su niyeti bozuk dergide : World Applied Sciences Journal ;
    bu dergi , 100 kadar al birini vur birine dergisi olan “idosi” diye bir sitenin dergilerinden.
    – 16’si su dergide : Journal of King Saud University-Science”
    – 9’u su dergide : Nonlinear Sciences and Numerical Simulation ;
    dergi suna ait : Cinli Ji-Huan He
    – 75’inin konusu soyle : “He’s homotopy perturbation method” ;
    metodu gelistiren su : Cinli Ji-Huan He
    – 38’inin konusu soyle : “Variational Iteration Method” ;
    bu metodu gelistiren su : Cinli Ji-Huan He
    – 8’inin konusu soyle : ” Homotopy Analysis”
    – Gorunuse gore , Ji-Huan He’nin gelistirdigi metodlar uzerine
    Ahmet Yildirim’in yayin sayisi , Ji-Huan He’ninkilerden cok daha fazla.
    – Ji-Huan He ile ilgili 1 problem su , Muhammed El Naschie ile iliskisine ek olarak :
    gelistirdigi metodlara dair yayinlarin kendi dergisinde yapiliyor olmasi ;
    — supheyi arttiran 1 baska problem :
    sonradan su niyeti bozuk derginin
    “editor-in-chief”lerinden 1’i olmasi : World Applied Sciences Journal ;
    Pakistanli Syed Tauseef Mohyud-Din ,
    20 derginin editoru , 14’unde “editor-in-chief” , ve
    en ilginci Ahmet Yildirim’la ortak 115 makaleden 76’sini
    yayinladiklari niyeti bozuk dergi
    “World Applied Sciences Journal” in bas editoru ,
    sonradan Cinli Ji-Huan He , bu derginin bas editoru olmus.
    – Anlasiliyor ki Ji-Huan He , bir “kendin pisir kendin ye”ci .
    – Thomson Reuters , Ji-Huan He’den soyle bahsetmis :
    http://sciencewatch.com/inter/aut/2008/08-apr/08aprHe/
    April 2008
    Professor JH He
    A Featured Scientist from Essential Science IndicatorsSM
    According to a recent analysis of Essential Science Indicators fromThomson Scientific, Professor Ji-Huan He has been named a Rising Starin the field of Computer Science. His citation record in this field includes 21 papers cited a total of 306 times between January 1, 1997 and December 31, 2007. He also has 25 papers cited a total of 881 times in Engineering, and 16 papers cited a total of 87 times in Materials Science. His citation record in the Web of Science® includes 137 papers cited a total of 3,193 times to date.
    – Thomson Reuters , Ji-Huan He’yi en sampiyon da ilan etse ,
    gelistirdigi ( ?? ) metodlara , duzgun calistiklarina ,
    pratikte ise yarayacaklarina guvenmek cok zor.

  2. Yayin kalitesini yapilan atiflarla olcmek, aslinda bilim insanlarini birlikte calismaya ozendirecek, ve bir sinerji olusturabilecek bir sey. Ancak bunun yerine dalavereye yol acmasi dusundurucu. Halen memlekette (ve dunyada) yapilan yayinlarin ve atiflarin ekseriyeti bu turden kuru gurultu kategorisine giriyor. Burada dikkat cekici uc ornekleri korkmadan sergilemissiniz. Tebrik ederim. Bu cesit uc bireysel orneklerin yani sira bir de korkunc boyutlara ulasmis kitlesel durum var. Turkiyedeki yayinlarin ve atiflarin %90indan fazlasi boyle.

    Isin en kotu tarafi neticede ortaya cikan istatistiklerin NORM haline gelip samimi arastirmacilarin onune kriter diye gelmesi..

    Blog guzel olmus.. devam

  3. Medyadaki haberlerin çoğu gerçeği yansıtmadığına inanıyorum. Gerçekten tarafsız bir heyet’in makalelerini okuyup değerlendirmesi gerekir. El Naschie’nin makalelerini okumadığım için şimdi kendisi hakkında olumsuz düşünemem. Medya, belirli bir miktar kendisi hakkında aklımda bazı olumsuz düşünceler oluşturabilir. (El Naschie’i koruduğum anlamına gelmemesi gerekir)

    Aslında asıl soru, neden müslüman bilim adamlarının, geçmişteki başarılarını şimdi devam ettirememeleridir.

    • Kaynaklara dikkat ederseniz hiç biri “medyadan” değil. Hepsi işini bilen, profesyonel bilimcilerin görüşleri. Bunlara güvenmiyorsanız başka hangi tarafsız heyete güveneceksiniz? İşi heyete devretmeyin, buyrun okuyun.

      Bilimin, bilimcinin diniyle ilgili olduğuna inanmıyorum. Bilimcilerin başarılı olması için (1) özgür ifade ortamı (2) soyut işlerle ilgilenenleri destekleyebilecek kalkınmışlık gerekir. Nitekim bazı müslüman bilimciler aklı kösteklemeyen bir ortam bulduklarında en az gayrımüslimler kadar başarılı oluyorlar. Mesele şu andaki müslüman toplumların bildiğim kadarıyla hiçbirinde özgür ifade ortamı bulunmayışı.

      • Blogunuzdaki din-inanç dışındaki çoğu yazı ile düşüncemiz benzer. Benim gözlemlediğim kadarıyla, Türkiye’de yaşanan İslamiyetin yaşanması gerektiği gibi yaşanmadığına ve bunun sonucunda bu dünyada Allah tarafından ödüllendirilmediğimizi düşünmekteyim. Kuran-ı Kerim’de, müslümanların ödüllendirileceğini(bu dünyada imtahını başarılı bir şekilde bitirmesi ve kurtuluşa ermesinin) sadece müslüman olarak bulunmaları ayrıca müslüman gibi davranmaları sonucunda gerçekleşeceği belirtilmektedir. Müslüman gibi bulunmak ve müslüman gibi davranmamanın sonucunda riyâkarlık söz konusu olmakta ve müslümanların çoğu başarılı görünmese de kendilerini başarılı saymaktadır. Sonuç ise hem bu dünyada kaybettik hem de riyâkarlığın sonucunu da öbür dünyada göreceğimize inanıyorum.

  4. This was addressed to the Media Lawyer of the Press Gazette (http://www.pressgazette.co.uk/node/49607)

    We are confident that this site is a respectable blog which expresses legally and morally founded opinion and not some biased opinion prompted by various favours and monetary income via advertisements as so many blogs are nowadays. I spoke with Prof. M.S. El Naschie and I do not think he will object on expressing a balance and fair account of what really happened far away from the bravado and mutual admiration which journalists and media have for each other when the other side is the public with no media interest or financial backing of press moguls and media conglomerates. Let us start with the view and questions contained in this article.
    1. You say what a pity that such a case takes three years to settle. What a pity indeed but pity for whom? You may ask your good self how could such a case take three years when Nature employed an army of solicitors, a QC with a high reputation and questionable techniques while Prof. El Naschie was not represented. Would this not say on its own for any objective person that Nature had such an extremely weak defence but an enormous amount of money to spend in order to show that might is right. Would this not be a fair comment for a fair person?
    2. You said people would like to forbid a corporate to take an ordinary person to Court for libel. However the case of El Naschie is exactly the opposite. It is an ordinary university professor, and I say ordinary although he is Egyptian, who sued a giant media mogul Nature/Macmillan who with a wink of their finger can get any amount of expert witnesses on their side for the benefit of later on being able to publish in Nature with the good will of its Editorial Board all apart from being able to spend five million or so pounds without a blink of the eyes because easy come, easy go. It is Macmillan after all who pays and what are they defending? They are defending basically a German journalist, not a scientist, who was hired by a clique of scientists who were determined to defame Prof. El Naschie for reasons discussed at length in the Court. In fact it was one of the main demands of Prof. El Naschie to transfer this case to a criminal court.
    3. The awesome expenses were not a problem for Nature. It was a colossal problem for the university professor who sued them. At the end because of the pressure exerted by Nature’s worldwide web, Prof. El Naschie’s lawyer asked to be relieved from their agreement of no win, no fee which unlike the USA is not that common in the UK. So at the end El Naschie stood alone in Court.
    4. The Court did not see 80% of the proofs that Quirin Schiermeier knowingly defamed El Naschie due to court procedural steps which a layman did not know or take. For instance his request for the Editor in Chief of Nature be called as a witness was rejected and the log books of the refereed papers which Boehm brought to the Court were rejected and the Judge did not meet Boehm who travelled extra from Germany to see the Judge.
    5. This is only a sample of what happened in this extraordinary mistrial and mistrial it is. I am assured, failing some new development, that this trial is not the end. There will be higher instance on the UK level as well if needed, on the European and international level.
    6. You should see Prof. El Naschie’s record of publication since the end of the trial and resigning as an Editor in Chief of the journal which he founded and partially financed, Chaos, Solitons & Fractals. While Prof. El Naschie’s citation since 2011 have at least doubled and the number of his published papers has tripled, Chaos, Solitons & Fractals under the new orchestra of Elsevier, plunged into near nothingness reflecting the general trend of Elsevier’s reputation. Please check these facts for yourself and read the mickey mouse letter for an out of Court settlement which Nature’s Editor in Chief was forced to write to Prof. El Naschie and which Prof. El Naschie rejected because it required him to lie. Please check the chequered background of Die Zeit’s journalist friend of Quirin Schiermeier in Hamburg and please check the despicable blog called ElNaschieWatch which was erected specifically to defame Prof. Mohamed El Naschie around the clock with instructions from Hamburg. Please check the connection of the whole thing with Dr. Mohamed Albaradei and Dr. Ahmed Zewail, two minor figures in the so called Arab spring. All this is in Court documents if you have the time to read them and you will know the extent of this disgraceful conspiracy which went as far as perverting the course of justice by false witness, paid for and coming extra from Canada.
    7. If you are a solicitor interested in justice you should find it sad that individuals have no chance of getting justice when it comes to fighting a media mogul.
    By the way how do you know that Nature is the most respected scientific journal? Nature has an impact factor that is true. Therefore many people read it, some of them not scientists at all. Politicians read it and that is how it influences their funding policy. Consequently Nature has the funding policy of science of at least England in hand. Nature magazine is two parts, scientific papers and the rest is gossip conducted by people like Quirin Schiermeier, the doubtful German journalist as far as El Naschie is concerned. It was Quirin Schiermeier who wrote the article without the approval or the knowledge of the Editor in Chief. Dr. Campbell was not in the country and it was his Deputy who approved publication. It is a well known secret that Dr. Campbell fired his Deputy when he came back and knew for the first time about the story through Prof. El Naschie’s letter of complaint. So far Dr. Campbell’s behaviour was correct. Dr. Campbell erred when he thought that protecting falsely the reputation of one of Nature’s employees is more important than the truth and stuck to his guns and the millions of dollars at his disposal from the infinite funds of Nature/Macmillan. And even if we grant that Nature has an impeccable reputation, why should this be a reason that a minor journalist of thousands working for Nature and Macmillan should be susceptible to bribery for all sorts and behave illegally and improperly. Suppose the janitor of the sanitary equipment in the Vatican commits an illegal act in or outside the Vatican, why then should the present Pope who probably has the best reputation of all Popes for a long time be responsible or why should the janitor be by definition not guilty because he basically works for this exceptional Pope. There is really a comical side to this constant praise of Nature as if it is a single human being. Nature’s quality varies with the quality of the Editor in Chief and their current staff as well as the people who write in it. Quirin Schiermeier is one of the worst examples in the history of Nature and this defamation case against El Naschie which has not ended until this moment will be one of the worst cases in the history of Nature and in fact in history from the time after the second world war and you can quote us on that. I hope you find the reasons given here and as I said they are nothing but a fraction of the various reasons which are not given due to space limitation and fear of prejudicing the case of Prof. El Naschie. Thank you for publishing these words of truth uncensored.

  1. Geri bildirim: Akademik yayın dalavereleri: Sayılar nasıl şişirilir? | Kaan Öztürk

  2. Geri bildirim: Akademik yayın dalavereleri: Her yerde | Kaan Öztürk

  3. Geri bildirim: Şişme Dergiler ve Etik İhlâlleri | Kaan Öztürk Blog

  4. Geri bildirim: Nature El Naschie davasını kazandı | Kaan Öztürk Blog

  5. Geri bildirim: AÇIK ERİŞİM SINAVI GEÇTİ | Açık Bilim - Aylık Çevrimiçi Bilim Dergisi

  6. Geri bildirim: BİLİME DARBE VE SÖZDEBİLİMCİLERE KATKI | Tevfik Uyar Kişisel Sitesi

  7. Geri bildirim: TEDMEM Akademik Yayıncılık Çalıştayı | Kaan Öztürk Blog

  8. Geri bildirim: Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ — 125 sci makale sahİbİnİn % 100 İNTİHAL doktora tezİ : Ahmet Yıldırım, 2009 | İntİhalKarlık : Fraudulent PhD Theses of Turkey

  9. Geri bildirim: Nature El Naschie davasını kazandı | Kaan Öztürk Blog

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: