Ders kitapları ve “planlı eskimişlik”

İngilizce eğitim veren bir üniversitede okuyorsanız, muhtemelen büyük uluslararası yayıncıların çıkardığı ders kitaplarını kullanıyorsunuzdur ve fiyatlarına şaşıp kalmışsınızdır. Aslında bize uluslararası edisyonları nispeten ucuz veriyorlar. Tipik bir ABD’li öğrenci bir ders kitabına 100-150 dolar arasında para veriyor, yıllık ders kitabı masrafı 1000 doları bulabiliyor. Eh, o adamlar da parayı sokaktan toplamıyor, bizdeki gibi soluğu fotokopicide de alamıyor (suç, adamı yakarlar!). O yüzden de isyan ediyorlar, “nedir bu kitap fiyatları böyle?” diye.

2005’de yazdığı bir yazıda, Association for Psychological Science’ın eski başkanı, ders kitabı yazarı, profesör Henry L. Roediger cevabı yapıştırmış: Utanmadan gidip kullanılmış kitaplar alıyorsunuz, o zaman yeni kitaplar tabii pahalı oluyor! Daha pahalı olmadığına şaşırın asıl siz.

[Kullanılmış kitap pazarı yüzünden] bir kitabı hazırlatmak, inceletmek, üretmek, pazarlamak ve dağıtmak için birkaç yıl boyunca yüzbinlerce (belki milyonlarca) dolar yatırım yapmış olan ders kitabı şirketi hakettiği kârdan yoksun kalıyor. Yıllarca uğraşan yazar veya yazarlar telif hakkından yoksun kalıyor. Öte yandan, üretime hiç katkısı olmayan kullanılmış kitap şirketleri müthiş kâr ediyor. Bunlar gerçek parazitlerdir, hiç yatırım yapmadan (ve ürüne değer katmadan) kâr ederler ve üreticilere zarar verirler. Buradaki mesele sinema ve müzik ürünlerinin korsanlık sonucu çok ucuza satılmasıyla aynıdır. Bir büyük fark varsa, film ve müzik korsanlığının kanuna aykırı oluşu, kullanılmış kitap satışının ise kanuni oluşudur. (Bu durumu değiştirmek için bazı teklifler yapıldı. Sözgelişi, kullanılmış kitap şirketleri kitapları tekrar satarken yayıncıya ve yazara telif hakkı ödeyebilirler.)

Ders kitaplarının yüksek fiyatı kullanılmış kitap piyasasının doğrudan sonucudur. Bir ders kitabı normalde bir dönem kullanılır ve sonra çoğu öğrenci kitabı kitapçıya geri satar. Böylece bir kitap üç dört öğrenci tarafından kullanılabilir, ama yayıncı ve yazar sadece ilk satıştan kazanç sağlarlar. [Bu yüzden] ders kitaplarının agresif fiyatlandırılması makuldür.

Para hırsından bu kadar gözü dönmüş bir âlim görmemiştim.

Ders kitapları çok mühim, yılların bilgisi ve sınıf tecrübesinden süzülüp yazılıyorlar, onlar olmazsa ders veremeyiz, kabul. Ama bu kadarı da fazla. Kullanılmış kitap satılmasını yasaklayacak elinden gelirse. Utanmasa, “piyasada başka yazarların da ders kitabı var, fiyatlar o yüzden yüksek, tekel olayım o zaman fiyatlar düşer” diyecek.

Yakında “kütüphaneler yayıncılığı öldürüyor” derlerse şaşmayalım. Bu zihniyetin varacağı yer orasıdır.

Yazarların da yayıncıların da ağlamalarına kanmayacak kadar biliyoruz kitap piyasasını. Renkli cicili bicili baskılarla göz boyayıp, bir dönemde kesinlikle bitirilemeyecek kadar şişirilmiş kitapları aşırı fiyatlarla pazarlayıp, bir de iki üç senede bir gerekli gereksiz yeni edisyon yayınlıyorlar.

Basit bir örnek: C programlama dersim için Deitel & Deitel’in “C How To Program” kitabının altıncı edisyonunu kullanıyorum. Para vermedim; yayıncı sağolsun tanıtım nüshası gönderdi (derste kullanmamızın karşılığı bir nevi teşvik). Birkaç sene önce gelen beşinci edisyonla arasında ne fark var? Hiç! Kapağı farklı, orada burada birkaç alıştırma eklenmiş, görünüşle oynamışlar, bazı bölümleri baskıdan kaldırıp internete koymuşlar (değişikliğe dikiz!), hepsi o.

Kitap toplam 1000 sayfa, bunun sadece 500 sayfası C ile alâkalı. Geri kalan 500 sayfada C++ ve OOP anlatıyor. Yani kitabın yarısı kitabı alış amacımızla uyumsuz. Bu yine iyi, beşinci edisyonda Allegro kütüphanesiyle oyun programlama gibi, C öğrenmek için gerçekten çok elzem bir kısım da vardı, şimdi Webe koymuşlar.

Diğer temel ders kitaplarında da durum farklı değil. İki üç senede bir matematik ve fizik kitaplarında lüzumsuz değişiklikler yapar, yeni edisyon hazırlarlar. Onlarca yıldır sabitleşmiş müfredatta ne değiştirebilirler ki? Ancak yeni birkaç problem koyarlar, birkaç yeni “kutu” eklerler, kitapta adı geçen isimlerin kellelerini ve bir paragraflık biyografilerini basarlar, al sana yeni edisyon. Hiç bir şey yapamasalar kitap bölümlerinin yerini değiştirirler. “Pedagojik olarak önce okunması daha uygun“muş — önceki beş edisyonda aklın neredeydi?

Bu öğrenciyle alay etmek değil mi? Böyle davranan yayıncıları haklı görebilir miyiz? Roediger’e göre evet, bu haklıdır.

Ders kitaplarının bu kadar sık yenilenmesi kullanılmış kitap piyasasıyla mücadele amaçlıdır, ve şirketin masraflarını daha da artırır. Sık değişiklik yapmak, kitaplarını sürekli gözden geçirmek zorunda olan yazarları da yıpratır. (Ben de bazen, kitabımın birazcık farklı iki versiyonu olsun da döndürerek yayınlayayım istemişimdir.) Psikolojideki alanların çoğu giriş seviyesi kitaplarda iki üç yıllık revizyon döngüleri gerektirecek kadar hızlı ilerlemiyor. 1950lerin ve 1960ların meşhur ders kitapları sekiz on yılda bir yenilenirdi, ama kullanılmış kitap piyasası yüzünden yeni edisyonlar sıklaştı.

Açıkça söylüyor işte yeni edisyonların ihtiyaçtan değil, cepteki parayı emme amaçlı yapıldığını. İçinden de geçiriyor, söyleyecek yeni bir şeyim olmasın ama sürekli para gelsin.

Yaygın kullanılan bir kitabın yazarının para kazanmak istemesi normal, ama yayıncıların avukatlığını yaparken durup “bu doğru çözüm mü, daha ucuza basamaz mıyız, veya bırakalım kullanılmış alsınlar, ne olur ki?” diye düşünmemesi anormal.

Roediger yazısına gelen yorumlara daha sonraki bir yazıda cevap veriyor:

Bazıları kullanılmış araba ve kullanılmış kitap benzetmesi yaptılar… Otomobil üreticilerinin becerdiği yıllık eskimişlik stratejisini belki yayıncılar da değerlendirmeli. Araba şirketleri her yıl çok küçük değişikliklerle yeni model çıkarıyorlar, bu da önceki modellerin değerini büyük miktarda azaltıyor. Belki ders kitabı yayıncıları da bunu yapmalı, kitaplardaki değişiklikler (arabalardaki gibi) çok küçük bile olsa.

“Planlı eskimişlik” (planned obsolescence) modelini kitaplara, kültüre ve öğrenmeye uygulamayı düşünebilen bir kafayı mazur gösterecek pek birşey bulamıyorum.

Şimdi bunlar dürüst, ahlâklı yayıncılar oluyor da, library.nu ve diğer kitap paylaşım siteleri hırsız oluyor öyle mi? Haydi canım!

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

05 Mart 2012 tarihinde Akademik, Akademik Yayıncılık içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 3 Yorum.

  1. mehmet gültekin

    Bir süredir tesadüfen yazılarınıza rastladım ve çok isabetli konulara değinip güzel yorumlar yapıyorsunuz. Keşke sizin gibi kendi alanında uzman olan akademisyen, doktor, mühendis blog yazarı olabilselerdi de vizyonumuz bu gibi yazılarla, bilgi ve görüş paylaşımlarıyla daha da genişleyebilseydi.
    Elinize sağlık.
    Saygılar.
    Mehmet GÜLTEKİN

  2. Sadece öğrenciler açısından değil, ders veren, ders verme hazırlığı veren eğitimciler açısından da – özellikle Türkiye’de – bu kitaplar oldukça pahalı. Hele bir de çabalamanıza rağmen size deneme kopyası göndermedilerse. Maaşın bazen büyük bir kısmını kitaplara yatırmak gerekebiliyor.

    Bu konuyla bağlantılı olarak library.nu gibi sitelerin kapatılması da ayrı bir dert.

  3. Adamin o denli haksiz da degil. Kapitalist sistem icerisinde kapitalizmin mantigini kullanarak olani acikliyor. Evet bir kitap da hemen bir gece de hazirlanmiyor. Sorun egitimin kapitalizme (neo liberal ekonomiye) peskes cektirilmesinde. Karsi cikilmasi gereken asil konu bu bence.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: