“Bize fizikçi, biyolog değil, pastacı lâzım”

Bu mealdeki sözleri söyleyen ilkokul terk bir hacıağa değil, bir bakan. Bilim, Sanayi ve Teknoloji bakanı Nihat Ergün. BİLİM BAKANI!

HaberTürk şöyle bildirmiş:

Ergün, insanların, piyasada yeni oluşan işlere uygun nitelikte yetiştirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Pastaneciler bile sorun yaşıyorlar. Garsonluk yapacak çok sayıda insan başvuru yapıyor ama pasta yapacak adam başvurmuyor” dedi. Bakan Ergün’ün sözünü ettiği düzenlemede fen edebiyat fakülteleri başta olmak üzere bazı yüksekokul ve fakültelerde düzenleme yapılacak. Çok fazla mezun veren bazı bölümler kapatılacak, bazılarında kısıtlamaya gidilecek, bazı bölümlerin ise sayısı artırılacak.

“Üniversitelerle ilgili yeniden yapılanma süreci var. Piyasaya duyarlı bir eğitim verip vermediği konusunda bir değerlendirme yapacağız. Öyle meslek dalları açılmış durumda ki meslek yüksekokulu olsun fakülte olsun piyasada karşılığı yok ve insanlar o meslekleri üniversitede okumaya devam ediyorlar. Bizim piyasamızda hiç karşılığı olmayan meslekler ya da çok sınırlı ama üniversite eğitimi bunun 10 katı. Örneğin fen edebiyat fakültelerinin sayısı çok fazla ancak kimya, fizik, biyoloji mezunlarının çalışabileceği alan çok kısıtlı. Bunların yeniden planlanması lazım.”

Bakan üniversitenin ne demek olduğunu bilmiyor. Üniversiteyi meslek edindirme kursu zannediyor. Gerçek üniversitede cıvata sıkmak öğretilmez, piyasadaki işlere göre biçilmiş teknisyen de üretilmez.

Üniversite eğitimi her şeyden önce “teorik”tir. Yüksek öğretimde büyük resme bakılır, mesleğe geniş şumüllü yaklaşılır. Cıvatayı sıkmak değil, hangi makinede hangi cıvata kullanılacağı, cıvatanın ne kadar sıkılacağının nasıl hesaplanacağı, az veya fazla sıkılan cıvataların istatistiği, sıkılan cıvatanın ne zaman tekrar gevşeyeceği, cıvatada hangi malzeme kullanılacağı, cıvata sıkmanın tarihi, cıvatanın kaç değişik şekilde sıkılabileceği, cıvatayı sıkan kasların nasıl çalıştığı, cıvatanın renginin psikolojik etkisi öğretilir.

Teoriyi öğrenen kafalar esnektir, yeni şeylere kolay adapte olurlar. Yeni bir cıvata çıktığında apışıp kalmaz, işlerinden olmazlar. Daha da önemlisi somun veya vida da sıkabilirler, çünkü genel prensipleri bilirler.

Üniversiteden mezun olan kişinin bir lego parçası gibi, işe başlayıp masasına oturur oturmaz üretime başlaması beklenemez. Üniversite her niş alanın özel ihtiyaçlarına göre eğitim veremez. Yapılması gereken, genel bir alandaki prensipleri ve teoriyi aktarmak, böylece pratik uygulamaya geçilmesini kolaylaştırmaktır. Üniversite diploması anahtar teslim bir ev değil, en iyi ihtimalle böyle bir evi taşıyabilecek sağlam bir temeldir. O yüzden de “piyasanın ihtiyacına göre” bölüm açamazsınız, açarsanız sadece teknisyen yetiştirmiş olursunuz.

Temel bilim ve beşeri bilimler eğitimi almış insanların çalışabileceği alanlar kısıtlı değil. Tam tersine, birçok değişik alana adapte edilebilecek analitik ve teorik bilgiler edindikleri için, çok geniş. Fen-Edebiyat mezunlarının yapabileceği işleri daha önce yazmıştım.

Piyasanın ihtiyacından çok daha fazla mezun veren bir yığın başka fakülte geliyor aklıma: Meselâ ziraat fakülteleri, maden fakülteleri, ilahiyat fakülteleri. Neden kapatılmak için ilk akla gelenler Fen-Edebiyat fakülteleri oluyor acaba?

“Piyasada karşılığı olmayan” kontenjanları kaldıracaksak, imam-hatip liselerine ve ilahiyat fakültelerine kızların alınması engellenecek mi, onu da açıklasa. Hayır mı? İsteyen istediğini okur, sonunda işsiz kalmayı göze alır, kendi tercihi mi? Öyleyse neden başka fakültelerdeki öğrencilerin böyle bir tercih hakkı olmuyor?

Piyasa dinamiğine ABD’den daha fazla teslim olmuş bir ülke yoktur herhalde. Bir internet taraması yapın, en ücra yerlerdeki en adı duyulmamış üniversiteciklerde bile fizik, edebiyat, felsefe bölümleri olduğunu göreceksiniz. Neden bunları kapatıp pastacılık bölümü açmıyorlar acaba? Muhtemelen “akademik nitelik” mefhumunun en dandik üniversiteye bile sinmiş olması sayesinde.

Bu hükümetin üyelerinin ne eğitimi, ne de ufku temel bilimlerin önemini anlamaya yeterli. Birazcık bilim eğitimi alsalardı, birkaç popüler bilim kitabı bile okuyabilselerdi, temel bilim olmadan teknoloji olamayacağını öğrenirlerdi. Carl Sagan ne kadar güzel yazmıştı temel bilimciler olmasa bugünkü uygarlığımızın varolamayacağını.

Bu beyandan sonra, Fen-Edebiyat fakültelerinin en iyi üniversitelerde bile öğrencisiz kalacağını tahmin edebiliriz. Hepsi kapatılabilir yani.

Boğazımıza kadar bir cehalet ve safsata bataklığının içindeyiz, ve batmaya devam ediyoruz. Temel bilime arka arkaya indirilen darbeler ile akıl dışı hurafelerin yaygınlığı birbiriyle çok yakından ilişkili:

  • İstanbul’da bir felsefe öğretmenine “çocuklarımıza tevhit inancımıza aykırı bilgiler vermek ve ateizm gibi konulardan bahsederek çocuklarımızın kafasını bulandırdığısuçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
  • İzmir’de bir biyoloji öğretmeninin “evrim teorisini anlatırken İslam dininin değerlerini aşağıladığı”nı iddia eden isimsiz bir dilekçe verildi, öğretmen hakkında soruşturma açıldı.
  • Siirt’te, Urfa’da, son olarak da Ankara’da evlerde arka arkaya defalarca yangın çıktı. Ev sakinlerinin ilk tepkileri: “Cinler yaptı!
  • Turgut Özal’ın ölümünden 19 yıl sonra mezarı açıldı, tıp fakültesi dekanı olan bir kişi cesedin bozulmadan kalmasının sadece bilimle açıklanamayacağını söyledi.

Aklın rehberliğini zaten sadece kısmen benimsemiştik, şimdi ise tamamen bıraktık, karanlığa doğru hızla yürümekteyiz.

Ek: Bakanın konuşmasının videosu mevcut. (Ahmet Yükseltürk’e teşekkürler.) “Piyasaya yönelik gözden geçirme” 50:45’de başlıyor.


Yeni yılın ilk yazısıyla dalya dedik. Blogumun yüzüncü yazısı oluyor bu.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

05 Ocak 2013 tarihinde Akademi ve politika, Akademik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 10 Yorum.

  1. Yeni meslek yükesk okulu diye birsey yapsinlar o zaman. Hamburgerci de kendi egitimine “university” diyor ya…

  2. fizik okumayın

  3. ihtiyaçtan fazla sayıda insana fizik okutulmasın. yazık insanlar işsiz! aklı olan sakın fizik olmasın boşta kalmak çooook acı…

  1. Geri bildirim: “Evrimi tabii sansürleyeceğim, yukarıda Allah var” | Kaan Öztürk Blog

  2. Geri bildirim: İcat yapmak, ara elemanlar ve kalem efendileri | Kaan Öztürk Blog

  3. Geri bildirim: Türkler uzayda! | Kaan Öztürk Blog

  4. Geri bildirim: Best of 2013 | Kaan Öztürk Blog

  5. Geri bildirim: diye başlamışla… | paylasimintekveyeniadresi

  6. Geri bildirim: Gitgide eriyen temel bilim eğitimi | Kaan Öztürk Blog

  7. Geri bildirim: “Evrimi tabii sansürleyeceğim, yukarıda Allah var” | Kaan Öztürk Blog

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: