Dinsiz otistiklere din terapisi

Aslında bugün çok güzel bir fizik simülasyon programı hakkında yazacaktım, heyhat, memleketin abuk subukluğu yine yakama yapıştı. Aldırma geç desem, içim rahat etmeyecek. Neyse, yarın tatil nasılsa, blogda fazla mesai yaparım.

Gazete haberine göre, Adana Otistik Çocuklar Sağlık ve Eğitim Derneği Başkanı Sosyolog Fehmi Kaya “Otistik çocukların beyinlerinde inanç alanı olmadığı için Allah’a inanmayı bilmiyorlar” demiş, ve devam etmiş:

Otistik çocuklara uygulanacak farklı terapi yöntemleriyle, çocukta farkındalık yaratmak gerekiyor…. bir yaratan olduğunu insanların buna inanıp ibadet ettiğini anlaması, kavraması, içselleştirmesi gerekiyor. Böylece beyinlerinde inanç alanı oluşturulabilir.

Araştırmacılar ABD ve Kanada da, ateizmin, otizmin bir farklı versiyonu olduğunu söylüyor.

Habere göre, dernek ve Yüreğir Belediyesi’nin ortak çalışmasıyla otistik çocuklara ücretsiz terapi merkezleri açılacak, burada otistik çocukları inançlı çocuklar haline getireceklermiş.

Neresinden tutsam bilemedim ki.

Bir kere beyinde “inanç alanı” diye bir yer yok. Hadi diyelim, beyinlerinin bunu yapmaya elverişli olmadığını kastediyor. Otizm terapiyle iyileştirilebilecek bir hastalık değil ki. Terapide yapılan şey, kişinin özel durumuna uyum sağlayan özel bir eğitim vererek hayata katılmasını sağlamak.

Otistiklere yardım ettiğini iddia eden bir derneğin, onları üretken ve bağımsız kılmaya değil de inançlı olmalarına öncelik vermesi çok mutsuz edici. Fehmi bey hayatın sillesini yemiş çocukları kafalarının alamayacağı bir şeye zorlayacağına, onları yeteneklerine uygun şekilde hayata nasıl katabileceğini düşünmeli. Uygar ülkeler, otistiklerin aşırı dikkat ve sistemlilikleri sayesinde topluma üretken bir birey olarak katılmalarını sağlıyor.

Otizm ile dindarlık arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalardan biri Caldwell-Harris vd.’nin 2011’de Cognitive Science Society konferansında sundukları Religious Belief Systems of Persons with High Functioning Autism başlıklı bir çalışma. Bu çalışma tek değil elbette, daha çok var, ama temel bilgi edinmemiz için yeterli (makaleyi bulan Yusuf Arslan‘a çok teşekkürler).

Bütün otistikler Yağmur Adam gibi değil. Aslında tercih edilen terim Autism Spectrum Disorder (otizm yelpazesi bozukluğu diye çevrilebilir). Tamamen içine kapalı, iletişim kuramayan, en ufak değişikliklerden bile şiddetle korkan en ağır durumların yanı sıra, başkalarına biraz “acaip” gelseler de toplum içinde yaşayabilen “high functioning” (işlevsel) durumlar da var. Bu ikisinin arasında neredeyse sonsuz değişik durum olabiliyor. Otizmin hafif hallerine Asperger sendromu da deniyor.

Otizm yelpazesinin bir ucu o kadar “normal”e uzanıyor ki, insan otizmin bir hastalık olup olmadığından şüphe ediyor. En tanınmış otizm araştırmacılarından Simon Baron-Cohen Autism Spectrum Quotient (otizm katsayısı – AQ) adı verilen bir test hazırlamış. Bu teste göre, yüksek derecede matematiksel yeteneğe sahip olanların AQ’su ortalamanın üstünde çıkıyor.

Grup ortalamaları olarak AQ sıralaması şöyle: Otistikler > Asperger’liler > matematikçiler > fen bilimciler > öğretim üyeleri > bütün erkekler > bütün kadınlar.

Akıllı insanların hepsinin hafifçe otistik olduğunu söylemek yanlış olur, ama otizme yol açan özelliklerin, teorik düşünme yeteneğini kuvvetlendirdiği kabul ediliyor. Bunun muhtemel bir sonucu olarak sözgelişi Silikon Vadisi gibi matematiksel düşünme yeteneği olan insanların yoğunlaştığı yerlerde daha çok otistik çocuğun doğduğu görülüyor. Bu yetenekli insanların bazılarının AQ’su yüksek. Otizmin büyük ölçüde genetik olduğu, bu yüzden hem anne hem babanın AQ’sunun yüksek olması halinde çocuklarda otizmin daha sık görülebileceği düşünülüyor.

Baron-Cohen’e göre otizm bir “aşırı sistemlilik” durumu. Otistiklerin bazılarının üstün yetenekleri de bununla ilgili. Otistikler ayrıntılara aşırı dikkat ediyorlar, ayrıca “böyleyse şöyledir” şeklinde kurallar geliştiriyorlar. Çok akılcılar. Bu özellikleri bazı alanlarda üstün başarı getirebiliyor, ama aşırıya kaçması düşünmeye sekte vurabiliyor. İleri derecede otistik olanlar o kadar çok ayrıntı görüyorlar ki, nesneleri kategorize edemiyorlar. Meselâ “iskemle” kavramını oluşturamıyorlar, çünkü onlar için her iskemle birbirinden çok farklı. Kurallara aşırı bağlanmaları ise, çevrelerindeki en küçük değişiklikte bile sinir krizi geçirmelerine sebep olabiliyor.

Yani, otizme sebep olan neyse, baharat gibi küçük dozda bulunduğunda bilimsel düşünmeyi kuvvetlendiriyor, fazla olduğunda ise her şeyi berbat ediyor.

Fehmi beyin şikayetine dönersek: Otistikler ateist olabiliyor, çünkü sistemli kurallar çerçevesinde düşünmeleri onları rasyonel kılıyor. Rasyonel düşünen hiç kimse, otistik olsun olmasın, “Allah vardır, çünkü ben var diyorum” argümanını kabul etmez.

Fehmi bey rasyonelliği bir beyin sakatlığı zannediyor. Başkalarının inandığını göstererek rasyonel bir bireyi inanmaya ikna edebileceğini sanıyor. Bence asıl bozukluk onun beyninde, ama endişe etmesin, tedavisi var. Bir süre mantık ve matematik okursa muhakemesi düzelecektir.

Peki tersi doğru mu, yani ateistler otistik mi? Caldwell-Harris vd.nin çalışmasında, dindar olmayan bireylerin AQ’su, dine inananlardan daha yüksek çıkmış. Bunun sebebi de AQ’su yüksek olanların daha rasyonel olmasıdır muhtemelen. O zaman belki ateistler gerçekten nispeten otistik olabilir.

Peki ne olmuş? Biyolog Temple Grandin’in, Fields madalyalı matematikçi Richard Borcherds’in, Nobel ödüllü iktisatçı Vernon Smith’in otistik olmaları, onların bilimsel çalışmalarını geçersiz kılıyor mu? Dinsizlerin otistik olması dinin doğruluğunu ispatlamaz. Hatta, otistiklerin dikkatli ve sağlam düşündüklerini göz önüne alırsak, dinin doğruluğundan şüphelenmemiz için bir sebep daha sağlar.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

22 Nisan 2013 tarihinde Ateizm içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 2 Yorum.

  1. Gazete haberine göre dernek başkanının haberinden hareketle şu sonuca varılabilir; Çoğunluğa bakarak değerlendirisek; dinliler (mukalitleri kasdediyorum)), dinsizlerden (ateistler vb..) daha otistiktir.

  1. Geri bildirim: diye başlamışla… | paylasimintekveyeniadresi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: