Hamilelik ayıp mı?

64404_413913208723486_194115532_n

Şimdi rahmetli olan bir aile büyüğümüz, artık nezaketin iyice unutulduğundan dert yanar, eski terbiyeyi överdi. “Meselâ” derdi, “eskiden öyle hamileyiz diye ortaya çıkılmazdı, ayıptı. Büyüklerin kulağına eğilip sessizce ‘yakında üç kişi oluyoruz’ denirdi.

Ayrıca “doğurmak” kelimesinin de ayıp olduğunu söylerdi. “Dünyaya getirmek” denecekti yerine. Hani pis vücut işlevleri için dolambaçlı laflar kullanırız ya, tuvalete gitmek, burnunu silmek gibi, o mantık herhalde.

Hamileliğin neden ayıp olduğunu, neden suç işlemiş gibi davranmamız gerektiğini sormaya yeltendiğimizde, lâhavle çekerek burnundan sertçe nefes verir, ayıbın neden ayıp olduğunu bile anlayamayacak kadar kaba olduğumuzu hissettirirdi, susardık.

Sonra büyüdük; akrabalarımızın, arkadaşlarımızın çocukları oldu. Hepsinin hamileliklerini mutlulukla ve coşkuyla tebrik ettik. Karımın hamileliğini de aynı rahatlıkla yaşadık. Büyüğümüzün “eski terbiyesi”ni paylaşan hiç kimseye rastlamadım. Herhalde yüz yıl öncesinde kalmış bir takıntıdır diye düşünüyordum.

Dün, hem de TRT’de, Ömer Tuğrul İnançer isimli bir “düşünür”ün söylediklerini okuyunca o aile büyüğüm aklıma geliverdi.

Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır. Sonra akşam üstü çıkarlar. Şimdi ise maşallah, kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir. Bunun adı terbiyesizliktir

Hakkını verelim, bizim aile büyüğümüz bu kadar saçmalamamıştı. İnançer’in daha derin rahatsızlıkları olduğu anlaşılıyor. Estetik mestetik zırvasını boşverin, bunlar asıl meseleyi örten bahane laflar.

Bir halt edip hamile kalmışsın, bari ortalıkta dolaşma” cümlesini kurduran kafayı anladığımı iddia edemeyeceğim, ama tahmin ediyorum ki hamileliğin seksin doğal sonucu olmasıyla ilgisi var. Seks ayıp, o zaman hamilelik de ayıp. Evet, çok saçma geliyor kulağa, ama hamileliğin gösterilmesinin terbiyeye aykırı olmasının başka bir açıklamasını bulamıyorum.

Bu argümanı ilk defa duymuş olsam takıntılı meczup, hatta cinsel saplantısını bastırmaya çalışan bir deli der geçerdim. Ama daha önce aklı başında olduğundan emin olduğum birinden de duymuş olduğum için, bir ölçüde yaygın olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Hamile olarak dolaşmak terbiyesizlikse, bir kadının çocuğuyla dolaşması da terbiyesizlik olmaz mı? Veya, insanların davul zurna çalarak evlenmeleri? O gece ne yapılacağı belli ne de olsa. Ya da, devleti yöneten kişinin genç çiftlere kaç çocuk yapacaklarını söylemesi terbiyesizliğe girmiyor mu?

Bu soruları o aile büyüğüme sorduğumu hayal ediyorum. Gözlerini devirip anneme döner, ben orada yokmuşum gibi “bu da bir acaip” derdi muhakkak. Verecek cevabı olmazdı, çünkü akıl mantık yok burada. Asıl mesele, “eski terbiye” adı altında geleneksel olarak cinsellikle ilgili her şeyin bastırılması, görmezden gelinmesi.

İnançer’in söylediği öbür cümlelere bakın meselâ. “Kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp“. Alâkasız bir şekilde bambaşka bir konuya geçiyor, çok dolmuş besbelli, bin türlü terbiyesizlik var katlanmak zorunda kaldığı.

Yanlış anlamadıysam kadınların regl dönemlerinde kullandıkları hijyenik pedlerden bahsediyor. O da ayıpmış. Şaşırmam, yakın zamana kadar bundan utanılırdı, gazete kağıdına veya siyah torbaya sarılarak alınırdı, çok şükür artık aşılıyor. Yahu bu sağlıklı işleyen vücutların düzenli ihtiyacı için kullanılan bir ürün. Tuvalet kâğıdı, selpak, diş macunu, traş bıçağı gibi şeylerin reklamları ayıp olmuyorsa ped reklamının nesi ayıp?

Hakikaten anlamıyorum bu kafayı. Tahminde bulunmam gerekirse, cinsel organla ilgili olduğu için lanetleniyor derim. Hamilelik gibi bu da, kadın olmakla ilgili birşey. Herhalde bu kafada kadın fizyolojisinin her şeyi otomatik olarak sekse bağlanıyor. Seks ayıp olduğu için de kadınla ilgili her şey ayıp.

Yani ayıptan kaçınmak için kadının vajinası ve rahmi yokmuş gibi, çocukları leylek getiriyormuş gibi davranacağız. Bu arada nice kadın, çeşitli hastalıklara yakalandığında, doğum komplikasyonları yaşadığında ayıp olmasın diye kimseye söyleyemeyecek, doktora gidemeyecek, büyük acılar çekecek, belki ölecek. Olsun, terbiyemiz bozulmuyor ya, ona bak sen.

Ama neyse ki artık çoğu kadın yutmuyor bu saçmalıkları. Bu kafanın tahakkümünde kalmış kadınlara da acil kurtuluş dilerim.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

26 Temmuz 2013 tarihinde Not Defteri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 2 Yorum.

  1. Çok güzel yazmışsınız, bu hastalıklı düşüncelere sahip düşünür beyin bu sözleri trt de sarfetmis olması daha da üzücü..

  1. Geri bildirim: diye başlamışla… | paylasimintekveyeniadresi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: