Cumhuriyet Bayramı

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Doksan yıldan beri egemenlik kayıtsız şartsız millete ait. Yaşasın Cumhuriyet!

Birkaç saat önce, polis İstiklâl caddesine barikat kurmuş, ellerinde bayraklarla bayramı kutlamak için Taksim’e çıkmak isteyen kalabalık bir grubu zorla durdurdu, çıkmış olanları da dağıttı.

Daha dün, polis ateşiyle ölen Ethem Sarısülük’ün cinayetinin Ankara’daki duruşması sırasında, bazıları tekerlekli sandalyede olan protestoculara biber gazı ve basınçlı su sıkıldı. Anne Sarısülük biber gazından fenalaştı. Bir genç kadın suyla savrularak sivri demirlere saplandı, hayatı ciddi tehlikeye girdi. Ateş ettiğini bütün Türkiye’nin gördüğü katil zanlısı polis ise tutuksuz yargılanıyordu; mahkeme salonuna gelmemişti.

Geçen hafta Türkiye Cumhuriyeti’nin yarattığı en iyi üniversitelerden biri olan ODTÜ, Ankara belediyesi tarafından düpedüz saldırıya uğradı. Bunun kanunlara, mahkeme kararlarına, ahlaka, akla ve vicdana aykırı olması Ankara’nın istediğini yapmaya alışmış şımarık belediye başkanı için önemli değildi. ODTÜ’nün öğrencileri elbette kampüslerinin ve mahallelerinin tahrip edilmesine karşı çıktılar. Yine Çevik Kuvvet geldi ve saldırdı. Bir öğrenciyi dövmekle hırslarını alamadılar, bir de ateşe attılar.

Mesele yol yapmaktan ibaret değildi, “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” olmaya alışmış bir neslin ezilmesi, diğerleri gibi koyunlaştırılmasıydı. Diktatörün her emrine boyun eğenler, fahri doktoralar yağdıranlar, “siz en iyisini bilirsiniz efendim”ciler ödüllendirilirken, hayır deme cesaretine sahip olanların sindirilmesi işlemiydi.

“Ara eleman”dan ötesini istemeyenler için elbette ODTÜ, Boğaziçi vb. dik duruşlu, özgüvenli kurumların “kahrını çekmek” gereksizdir.

Yüzlerce yıldır devlet teorisi “güçler dengesi”ni temel alır. Güç, dengelenmezse kontrolden çıkar çünkü. Şimdi, iktidar partisi nerede bitiyor, devlet nerede başlıyor anlamak mümkün değil. Valiler parti sözcüsü gibi laubali tweetler atıyor, belediye başkanları iktidar partisini arayıp kendi lehine kanun çıkarılmasını isteyebiliyor, belediyeler işçilerini parti mitinglerine katılmaya zorluyor.

Mahkemeler emirle çalışıyor. Birileri aleyhlerinde yığın yığın delile rağmen serbest kalabiliyor, hatta hiç kovuşturulmuyorlar, buna karşılık birileri saçma sapan şeylerle mahkum olabiliyorlar.

Mevcut bir kanun “tek adam”ın canının istediğini yapmayı mı engelledi, mühim değil. Meclis’ten istediği gibi bir kanun geçiriveriyor, bunun adı da “hukuk devleti” oluyor. Herkes bir kişinin ve onun yancılarının iki dudağına bakarak hareketlerini ayarlıyor. Kurumsallık mı, özerklik mi, “ben işimi iyi bilirim, bilmeyeni karıştırmam” mı, geçiniz, yok öyle şeyler.

Yaşasın Cumhuriyet! Cumhuriyet sayesinde doksan yıldır egemenlik kayıtsız şartsız millete ait.

Ha, aslında hiç bir zaman efendi-kul ilişkisinden ve yöneticiye boyun eğme zihniyetinden çıkmamıştık zaten. Ama özgürlükleri genişletme iddiasıyla reklam yapanların eldekini daha da geriye götürdüğünü görmek, nasıl desem, insanın ağzının tadını kaçırıyor.

Demokrasi bayramını kutlayacağımız zamana kadar, bayram coşkumu biraz zaptedeceğim.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

29 Ekim 2013 tarihinde Politika içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: