El öpen ve öpmeyen profesörler

Yıldırım Bayezit Üniversitesi’nde Tayyip Erdoğan’a törenle fahri doktora verilmiş. Hem de hukuk doktorası, şaka gibi! Ardından, hukuk fakültesi dekanı Fatih Uşan, Erdoğan’ın önünde eğilip elini öpmeye yeltenmiş. Bu kadar dalkavukluk Erdoğan’a bile fazla gelmiş herhalde, öptürmemiş elini.

Bu profesörün yönettiği fakültede dünyevi iktidara karşı hukukun üstünlüğünün, temel hak ve özgürlüklerin kişisel kaprislere feda edilemeyeceğinin, oy almanın haklılık ispatı demek olmadığının öğretilebileceğini zannetmiyoruz herhalde, değil mi?

Bambaşka bir yere ve zamana uzanalım şimdi. İktidar sahiplerinin entelektüellerden biat beklediği, aksi takdirde işsiz bırakmakla tehdit ettiği başka bir döneme.

1949’da, ABD’de McCarthy’ci paranoyanın yükseldiği dönemde, Kaliforniya Üniversitesi’nin mütevelli heyeti bütün üniversite çalışanlarını bir “sadakat yemini” imzalamaya zorladı. Özellikle komünizm korkusuyla hazırlanmış bu yeminde, imzalayan ABD anayasasına bağlı olduğunu, hükümetini devirmeyi savunan herhangi bir örgüte ne üye olduğunu ne sempati duyduğunu beyan edecekti.

Pek çok akademisyen, öğrenci ve çalışan, anayasaya, akademik özgürlüğe ve beraber yönetişim prensibine aykırı olan bu metne imza koymayı reddetti. İmzalamayan 31 profesör ve pek çok idari çalışan 1950 yazında işten atıldılar. Bu olay Amerikan üniversite tarihine kara harflerle geçti.

İmzalamayı reddedenlerden biri de seçkin ortaçağ tarihçisi Ernst H. Kantorowicz idi. Komünizme son derece uzak ve muhafazakâr bir kafada olmasına rağmen, akademik namusu nedeniyle böyle bir yemini kabul edemezdi. 1950 sonbaharında hazırladığı “Temel Mesele” başlıklı bir belgede imzalamayı reddedişinin sebeplerini çok etkileyici bir dille açıkladı. Aşağıdaki alıntılar bu belgeden.

ernst_kantorowicz

Ernst Kantorowicz (1895-1963)

Tartışmanın başından beri temel meselenin ne olduğu benim için apaçıktı. Belki hassasiyetimin nedeni Nazi Almanya’sındaki hem tarihçi olarak profesyonel tecrübemin hem de kişisel tecrübelerimin beni, aşina olduğum sesleri tekrar duyduğumda dikkatimi toplamaya şartlamasıdır. Hayatımın ta kendisini oluşturan bu tecrübeyi inkâr etmek yerine, onu mesleklerinin ve üniversitelerinin vakarı için mücadele eden meslektaşlarımla paylaşmak isterim.

İmza atmak, arkama yaslanıp oturarak bahçemle, kitaplarımla ve yayınlarımla ilgilenmek, böylece “yemin tartışması” sırasında bir kez daha karikatürize edilen o “naif profesör”lerden olmak en kolayı olurdu. Ancak, insani prensipler ve Beşeriyat (Humanitas) söz konusu olduğunda sessiz kalamam. Mücadeleyi tercih ederim.


Sözkonusu ettiğim şey siyasi kolaylık veya akademik özgürlük değil, hatta baskı altında alınan bir yeminin anında geçersiz sayılacak olması da değil. Tehlikedeki asıl temel meseleyi vurgulamak istiyorum: Mesleki ve insani şeref.

Cüppe giyme hakkı olan üç meslek vardır: Yargıç, din adamı, bilim adamı. Bu giysi giyenin zihinsel olgunluğunu, hüküm verme bağımsızlığını, ve doğrudan doğruya kendi vicdanına ve tanrısına sorumlu oluşunu temsil eder. Cüppe, birbiriyle ilişkili bu üç mesleğin kendi içlerindeki özerkliklerinin simgesidir. Bu meslekler baskıya boyun eğmemeli ve zorbalığa geçit vermemelidir.

Neden imzalamadım?

Çünkü baskıyla hareket etmeyi, muhbirlerin tehditkâr nezareti altında çalışmayı, zora boyun eğmeyi, korkutulmayı ve ekonomik baskıyı reddettim.

Çünkü akademik kadrom ve bilimsel şerefimle, kanaatlerim ve vicdanım karşılığı alışveriş yapmayı reddettim.

Çünkü, öğretim üyelerine karşı yürütülen işlemlerden sorumlu olanların baştan sona sergiledikleri dürüstlük, edep ve adalet eksikliği ile aşırı ayrıntıcı düzenbazlık ve hile eğilimi beni şok etti ve tiksindirdi.

El öpmeyenler, boyun eğmeyenler, insanlığın ve aklın vakarını savunanlar tarihe şerefle geçer. Üç kuruşluk çıkarları için diktatörlere cüppe giydirenler ise çiğnenmiş bir sakız gibi unutuluşun çöplüğüne atılırlar.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

08 Ocak 2015 tarihinde Akademik, Akademik Hayat içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: