Gitgide eriyen temel bilim eğitimi

YÖK başkanı Yekta Saraç bugün bir açıklama yapmış. Üniversitelerde temel bilim eğitimi veren bölümlerle ilgili “bir dizi çalışma” yürüttüklerini, geçen yıl 11’den az kayıt yapılan bölümlere bu yıl öğrenci alınmayacağını söylemiş. Bu da devlet üniversitelerinde 22 biyoloji, 31 fizik, 36 kimya, 7 matematik programının öğrenci almaması demek. Yani, geçen yıl bu alanlarda toplam 241 eğitim programı varken bu yıl 145’e inecek.

Bu yeni bir durum değil. Yıllardan beri temel bilim bölümlerinin kontenjanları düşüyor, öğrenci almıyor ve kapanıyorlar. Geçen yıl yapılan bir incelemede 2013 ile 2014 arasında temel bilimler kontenjanında %30 düşüş olduğu görülmüştü. Özetle, temel bilim eğitiminde gittikçe hızlanan bir erime var.

Bir açıdan bu erime doğal görülebilir. Bir iki öğrenci için koca bir bölümün idari ve mali yüküne katlanmak akılcı değil elbette. Bu bir doğal seçilim sürecidir, iyi olan bölüm öğrenci çeker, şu veya bu nedenle tercih edilmeyen bölüm kapatılır denebilir.

Ancak bunu basit bir arz-talep dengelemesi gibi görmek yüzeysel olur. Kendi haline bırakılan öğrenciler tabii ki “hazır meslek” kazandırmayan temel bilim bölümlerine gelmez. Gelişmiş ülkeler bile temel bilimlere öğrenci çekme konusunda sıkıntı yaşar. Avrupa ve Amerika’da ortaokul ve lise öğrencilerine bilimi sevdirmek için yoğun çaba harcanır. Bu bir devlet politikası olarak desteklenir, eğitim programlarına fon sağlanır. NASA, CERN gibi büyük bilim kurumları gençlerin bilime hevesini artırmak için özel etkinlikler düzenlerler.

Bu zahmete niye girerler? Gelişmiş ülkelerde bilinir ki temel bilim eğitimi olmaksızın ileri teknoloji üretilemez. İleri teknoloji olmadan da zenginleşilemez. Bilime taze kan sağlamak için gençlerin hevesini kamçılamak şarttır. Bunu yapmayan bir devlet, “napalım, tercih etmiyorlar” diye omzunu silkeleyerek sorumluluktan kurtulamaz.

Heveslendirmek bir yana, temel bilimden soğutmak bir devlet politikası olmuş durumda. Bakanlar seviyesinde “Bize fizikçi, biyolog değil pastacı lazım“, “biz ara eleman ülkesiyiz“, “evrimi tabii sansürleyeceğim, yukarıda allah var” gibi zırvalıklar duyan bir genç temel bilimlere yönelebilir mi?

Oysa, lafa bakarsak, devletin çok büyük teknolojik atılım hedefleri var. Uçaklar, otomobiller, hatta uzay gemileri yapacaklar. Zannediyorlar ki bu işin bir kestirme yolu var. Gelişmiş ülkeler akılsız oldukları için temel bilimlere para harcıyorlar, oysa ne gerek var, doğrudan mühendislik yapsınlar.

Yapılamaz. Atom fiziğine hakim adamın yoksa nanoteknoloji üretemezsin. Astrofizikçin yoksa uzay araştırması yapamazsın. Kimyacın yoksa yeni malzemeler yaratamazsın. Biyologun yoksa kanserle mücadele edemez, verimli tohumlar geliştiremezsin. Matematikçin yoksa bilişimde yeni icatlar yapamazsın.

Teşvik edilen tek şey din eğitimi. İmam-hatipler, ilahiyat fakülteleri hıncahınç dolu. Ama dindarlıkla gelişmiyor ekonomi. İlahiyat mezunlarını ilgili ilgisiz kadrolara yerleştirmek için her şey yapılıyor, öte yandan temel bilime girecek olanlar “mezun olunca ne yaparım” derdindeler.


Bölüm kapatmaya dair belki en kuvvetli argüman, o bölümlerin çoğunun zaten kaliteli bilim eğitimi vermiyor oluşu. Sevgili Çağrı Yalgın’ın dediği gibi, mesela yaratılışçı biyolog yetiştireceksen hiç yapma daha iyi. Ancak eğitime safsata karışması sadece az öğrenci alan yerlerde olmuyor. Maalesef en büyük üniversitelerde de yaygın. Küçük bölümlerin kapanmasıyla kalite çok yükselmeyebilir.

Bu konuda kararsızım, ama genel olarak, kötü bir şekilde bile verilse, temel bilim eğitiminin yaygınlaşmasının toplum için iyi olduğunu düşünüyorum.

Reklamlar

Kaan Öztürk hakkında

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

27 Nisan 2015 tarihinde Akademik, Akademik Hayat içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 3 Yorum.

  1. Kesinlikle katılıyorum. Hep hak yeniliyor. Olan biz körpecik misali gençlere oluyor. Mesela ben:-)

  1. Geri bildirim: Chemtrails: İz Bırakanlar Unutulmaz! | Yalansavar

  2. Geri bildirim: Chemtrails: İz Bırakanlar Unutulmaz! | YURTSEVER

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: