Kategori arşivi: Yalansavar

Elektrik çarpanı “topraklamak”

Yalansavar

Antik çağdaki Likya Birliği’nin başkenti Xanthos’un bugünkü adı Kınık’tır. Yanıbaşındaki Kaş’a göre denize daha uzak, sessiz, sakin bir yerdir. Eski taş lahitler, üstlerinde güneşlenen kertenkelelere ve çevrelerinde biten dikenlere aldırmadan, güneşin üstlerinden kimbilir kaçıncı bin kez geçişini seyrederler, huzur içinde.

Ancak bu huzur, 24 Haziran 2016 gecesi, 16 yaşındaki Hüseyin Çolak’ın çığlıklarıyla bozuldu.

Evinin içinden geçen bir kablodaki kaçak yüzünden genç Hüseyin elektriğe kapıldı. Vücudu zangır zangır titredi, nefesi kesildi, kendinden geçti. Şans eseri evde yalnız değildi; yakınları hemen müdahale ederek onu kablodan kurtardılar. Hemen sağlık ekiplerini aradılar ve vücudu morarmaya başlayan delikanlıyı bahçeye çıkarıp yere yatırdılar.

Gerisini haber ajanslarından okuyalım:

Elektrik akımına kapılan genci toprağa gömerek kurtardılar

Antalya’nın Kaş ilçesinde elektrik akımına kapılan 16 yaşındaki genç, yakınları tarafından toprağa gömülmesi sayesinde kurtuldu.

Kaş ilçesine bağlı Kınık Mahallesi’nde yaşayan 16 yaşındaki Hüseyin Çolak, dün akşam evlerinde elektrik kablosundaki kaçaktan dolayı akıma kapıldı. Çolak’ın çırpındığını gören yakınları, kabloyla Çolak’ın temasını kesti…

View original post 1.341 kelime daha

Her sakallıyı baban sanma: Temel oranı ihmal yanılgısı

Yalansavar

Muayenehanede doktorun karşısında sessizce oturuyorsunuz. Doktor üzgün bir ifadeyle konuşmaya başlıyor:

“Test sonuçlarınız geldi. Maalesef, pozitif!”

“Hasta mıyım yani, emin misiniz?”

Başını sallıyor: “Testin doğruluğu çok yüksek. O yüzden, maalesef hemen hemen eminim. Tedaviye başlamamız lazım. Bu nadir görülen bir hastalık olduğu için kesin bir tedavi henüz bulunamadı, ama elimizden geleni yapacağız.”

Boğazınız kurumuş, yutkunuyorsunuz. Birkaç saniye ikiniz de sessizce oturuyorsunuz. Sonra aklınıza birşey geliyor.

“Yapılan testle kanımdaki bir maddeyi ölçüyorsunuz değil mi?”

“Evet. Bu hastalık her zaman bu maddenin üretilmesine sebep olur. Madde mevcutsa test muhakkak tespit eder.”

“Peki başka sebeple oluşmaz mı bu madde?”

“Nadiren, yüzde bir ihtimalle genetik sebeplerle de olur, hastalıkla ilgisi olmadan.”

“Ama…” Duraksıyorsunuz. Şoka rağmen kafanızın dişlileri çalışmaya başlıyor. Doktor acıyan gözlerle size bakıyor. Kötü haber alanların ilk yaptığı şey inkar etmektir zaten, biliyor.

“Size şimdi bir sevk…” diye başlarken sözünü kesiyorsunuz.

“Hastalık nadir görünüyor demiştiniz. Ne kadar nadir? Toplumdaki görülme sıklığı ne kadar?”

View original post 1.794 kelime daha